rezil geçen meslek-öğrenimi kısmında şöyle bişi oldu. insanlar yapay zeka işine giriştiklerinde çoğunluk için bariyer matematik, eğlenceli kısım ise konsept geliştirme, kodlama falandır. benim için tam tersi... işin matematik kısmına daldıktan sonra, matematik hevesim meslek-öğrenimi yönünde tembelliğimi besledi. makine öğrenmesi algoritmaları çalışırken tensor-flow denilen yapılarla karşılaşıp "neymiş bunlar yaw?" diye araştırırken matematiğin en cool nesnelerinden birisi olduğunu farketmemle birlikte kendimi işin matematiğini öğreniyorum işte diye avuttum. ve geldiğim noktada bir ay boyunca tensörler ve soyut matematikle dopdolu ve yapay zeka yönünden ise bomboş geçirilmiş bi kasım kaldı elimde kdlnsldfksdmf.
bi şeyi rutinler halinde dinliyorsam ordan aldığım deneyimleri en uç noktasında kadar bileyip, iyice sivriltmek gibi bi hevesim var. bu bağlamda gerçekten bi dünyayı hissediyorum diyebildiğim müzikler için sanırım birkaç temel kolonum var benim. bunlardan bir tanesine the stooges'ın albümleri yuva olmuş durumdalar. bu öyle bi kolon ki kayıtsızlık ve tutkunun kesiştiği mucizevi bi anı temsil ediyor. kasım boyunca kendileri hakkında daha önce hiç düşünmediğim kadar düşündüm. o yüzden, önümüzdeki günlerde bi zincir yazmak istiyorum kendileriyle ilgili.
📷 by Michitaka Kurata