kasım-sonu.
ekim-ortasında bahsettiğim bunalım ortadan kayboldu diyebilirim. kendi kendimi iyileştirdim gibi oldu cidden birçok konuda. neyse, kasım ayı bol matematikli, az meslek-öğrenimli ve bol antropolojili geçti gibi oldu. müzik konusunda ise bol bol the stooges dinleyip çocukluğumdan beri öldürmeyi beceremedikleri yırtıcılığımı besledim gibi gibi...
rezil geçen meslek-öğrenimi kısmında şöyle bişi oldu. insanlar yapay zeka işine giriştiklerinde çoğunluk için bariyer matematik, eğlenceli kısım ise konsept geliştirme, kodlama falandır. benim için tam tersi... işin matematik kısmına daldıktan sonra, matematik hevesim meslek-öğrenimi yönünde tembelliğimi besledi. makine öğrenmesi algoritmaları çalışırken tensor-flow denilen yapılarla karşılaşıp "neymiş bunlar yaw?" diye araştırırken matematiğin en cool nesnelerinden birisi olduğunu farketmemle birlikte kendimi işin matematiğini öğreniyorum işte diye avuttum. ve geldiğim noktada bir ay boyunca tensörler ve soyut matematikle dopdolu ve yapay zeka yönünden ise bomboş geçirilmiş bi kasım kaldı elimde kdlnsldfksdmf.
kasım-sonundan bu kadar.