anayasa -- cumhuriyetçilik
bu yaz mezun olabilmek için anayasa hukuku dersini alana kadar anayasaların toplumsal önemini yeterince kavrayamıyordum. bütün yasaların dayandırıldığı temel çerçeve düzeyinde bi yeri vardı zihnimde.
oysa anayasaların en doğrudan özelliği temel hak ve hürriyetlerin korunması. öyle ki bütün bir yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerinin karşılıklı işlevleri ve cumhurbaşkanının yetki kısıtlamaları ve denetim alanının üzerinde temellendirildiği ana kaynak, temel hak ve hürriyetleri tek tek sıralanmış olan bir topluluğun bulunması.
kabaca "üzerine konuştuğu ülkede son sözü söyleyebilme kudreti" olarak tanımlayabileceğimiz egemenlik ve bu egemenliği millet adına kullanabilme yetkisinin temel kolonları, anayasaların bu temel hak ve hürriyetlerin teminatı olması hususunda yatar.
dolayısıyla anayasa, a) milletin saf egemenlik yuvası olan cumhuriyet ve b) çeşitli yönetimsel araçların güç ilişkileri olan devletin kesiştiği ana izlektir. devlet egemenliği kullanma açısından meşruiyetini bu izlek sayesinde korur.
bugün anayasanın teknik detaylarına vakıf herhangi birisi yaşadığımız birçok sorunun anayasamızdaki problematik detaylarda izlerini bulabilir. öte yandan maddelerini okuduğumuzda, anayasanın bu halinin bile etkili bi şekilde uygulandığı durumda bizlere çok daha olumlu koşullarda bi hayat sunmasını bekleriz.
bugün topluluk olarak, anayasa tartışması yapabilecek bi konumda mıyız bilmiyorum. ama sırf hamasetini yapmanın ötesinde kendine cumhuriyetçi diyen herhangi bi yurttaşın devleti muhattap aldığı tek yerin anayasa olması gerekiyordu diye düşünüyorum. yurttaşlar; egemenlik yetkisi için yarışan partiler ve sermayenin eline topluluk değerlerini hiç vermemeliydi.
misal bugün bir partinin "cumhuriyet değerlerini korumak adına" orada olduğu iddiası çok komiktir. egemenlik yetkisini isteyen kuvvetlerin cumhuriyet değerlerini korumamak gibi bi lüksü zaten olmamalıydı. zaten o parazitler tarafından müzakereye açılabilecek bi noktada temellenmemeliydi o değerler. "değiştirilmesi teklif dahi edilemez"den ben ancak bunu çıkartırım. ki bu değiştirilemez maddeler kümesinin kapsamı daha da geniş olmalı, mümkün mertebe egemenlik yetkisi peşinde koşanların tepesinde kırbaçla bekleyecek kurumları direkt topluluk seviyesinden üretmiş olmalıydık. belki bu zaafiyetin ifşası açısından olumludur şu anda bunu konuşmak.
milletin vekili olacağı iddiasındakilerin, egemenliği kullanma yetkisinden başka bi şeyi istemedikleri halde halen millet adına oradaymış gibi davrandıkları bu pek demokratik tiyatronun büyüsünü bozduğu için belki de hayırlı bi olaydır bugün yaşananlar.