ya ben kendimi angaje ettiğim işlerden geri çekildiğimde hasta oluyorum. bildiğin, bir gün matematikle ilgilenmedim bugün darmadağın oldum. alerji, sinüzit ve tükenmişlik bindi üzerime.
bunun stres mekanizmasıyla alakalı olduğunu düşünüyorum. misal matematik hayatımın o kadar kılcallarına işlemiş ki ordan geri çekildiğimde stresi nereye iteceğini bilemiyor bedenim. kendi kendini tüketiyor
stres bedenini yırtıp, hayatının geometrisine göre ondan başka bi şey yapar. o sırada başka hayatların bedenlerine bakar ve stresin varlığını reddedermişçesine o acıya sorumlular ararız. hayata sırtımızı döner, bütün dünyayı bedenimize yapılanı geri ödetme grafiğine dönüştürürüz.
kötüler yok mudur? şüphesiz vardır. ancak kötülüğün ana besin kaynağı stresine sırtını çevirmiş, hayatını bi intikamın aracı haline getirmiş bedenlerdir. onların stresle iletişim kurduklarını düşünmek yaygın kanıdır. aslolan stresimizden iletişim kurabilecekleri bir istisna ayıklamaya çalışmalarıdır. stressiz, geçirgen bedenlere dönüşmeyi arzulamamızdır.
hayatımız, lokmalar halinde bedenlere dönüşür. bunun paydaşıyızdır. hayatımız geçirgen bedenlere bölünür, onlar da ziyafetine devam ederler.
şu anda bundan alabileceğim bi param yok ama çok hoş bi figürmüş. tayga şamanı olarak bahsedilmiş ve adına da "guardian of the fire" demişler.
bu tamlamanın direkt karşılığı birkaç türkçe kelime de var; otağan (erkek şaman) ve udagan (kadın şaman). farkedileceği üzere kelime kökü ot/ud, ateşten geliyor.
sibirya kültürlerinde demircilerin de kutsal ya da şaman olarak görülmesinin sebebi aynı şekilde ateşi kontrol edebiliyor, şifaya dönüştürebiliyor olmalarıyla alakalı.
https://www.livemaster.ru/item/22111363-dlya-doma-i-interera-skulptury-hranitel-ognya
eno sanki bu ses koleksiyonlarıyla hayatımız üzerine bir harita geriyor. kendisinin “teslimiyet” dediği; etkiyi ve tepkiyi alan ya da veren aktörler olmaksızın, o etkilerin ve tepkilerin, o kuş-benzeri, mağara-benzeri ya da benzemezi seslerin üzerine yansıyabilecekleri bir harita oluşturuyor. bir ses haritası.
hayatımda onca şeye isabet eden, ambient türünün en tutulduğum albümü hakkında birkaç şey söylemek istiyorum.
#brianeno #ambient
ambient 4: on land, brian eno
https://youtube.com/playlist?list=OLAK5uy_nGPxToS0FelseuN1PKsG-Z4ypMtFtaENY&si=me-tH7syAjBuxgQK
trigonometri, bunca sadeliğine rağmen hem tarihsel köklülüğüyle hem de birden fazla alanı aynı anda birbirine bağlayarak matematiğin ve geometrinin ne oldukları konusundaki tartışmaları da üzerinde temellendirebilmiş bi alan.
insan “çok sıkıldım” dediği noktada bile pitagoras teoremini falan hızlıca düşünüp farklı kuralların geçerli olduğu uzaylar gibi oldukça soyut ölçeklere kadar sıçrayabiliyor.
akşam akşam çok canım çekti de kendimi frenlemek için bi toot atiyim dedim. ilk boşluğumda trigonometriye salıcam kendimi ![]()