antropolojide neolitikleşme denilen bi olay var. evcilleştirmeden teknolojiye bir dizi daha öncesinde bölük pörçük olan antropik davranışın bi anda köpürmeye başlaması ve nihayetinde bugünki sanayi ve tüketim toplumuna kadar getirdiğimiz süreç.
homo sapiens halen bu sürecin içerisinde ve bunun en net belirtilerinden birisi “üretim” ve “tüketim” kavramları konusunda epey yayvan tanımlarımız olması. üretimin ve tüketimin ne olduğunu, “tüketici” derken nereye isabet ettiğimizi gene ancak bu neolitikleşme köpüğünün üzerinde yürürken yapabiliyoruz. dolayısıyla bi kalıcılıkları yok bu kavramların. antropolojik birer veri gibiler, bi gün bi yere ulaşmadan yok olmaları çok olası
biyobilgisayar teknolojisi hakkında.
kavramlarımızı biyokimyasal nesnelere dönüştürebildiğimiz, öte türlerle iletişim kurabildiğimiz arayüzler hayal ettim makaleyi okurken.
işin elbet çok başındayız. ama gidecek de başka yolumuz yok zaten
severek kullandığım tumblr cehennemin dibini boylamak üzere. hasta adamın acısı yakında son bulacak gibi. uzun süredir cepten yiyerek ilerliyor zaten platform da post-pandemi sosyal medyasının ilk şehidi tumblr olacak gibi.
hoşçakal blog birey…
https://www.threads.net/@nnowwherre
activitypub emtegrasyonu bişileri hareketlendirirse diye.
siyasetçi kakası
başarısına bile ortak olmak istemediğim için siyasetten uzun süredir haberim yok ama üzerinde çok sinek biriken olaylar benim bile önüme düşüyor. bir sistemin, bir yapının, bir kültürel kodun, her ne derseniz deyin; ceza pratiklerinde uzlaşmadığımız sürece aynı yolda yürümediğimizi kabul edelim artık. cumhuriyetin herkesin ağzına dolanmış değerleri mevzuunun bu açıdan çok bi önemi yok. özgür özel istediği kadar 6 okun altısını da sırtında taşısın. olmayan bir cumhuriyet arzuluyor, ama bir zamanlar varolanın sırtından yemeye devam ederek. kendince inanılmaz ikna olduğu hedefleri olabilir, belki baya “faydalı olayım” arzusu bile olabilir. ama şunda anlaşalım; bunların cumhuriyetçilikle hiçbi alakası yok. chp’nin yamacından geçenin kendine cumhuriyetçi demesi çok abes kaçacaktır, keza cumhuriyetin direkt değerlerini hedef alanlar bile çoğu zaman chp’den daha cumhuriyetçi bulabilirler kendilerini.
jeomanyetik fırtınalar ve solar-cycle 25 mevzuu
https://youtu.be/hPJtIIaUqUM?si=VwA0-1fxSBlmOmFW
bu bi onurdur 🥹🥹
çember daralıyor akdeniz….
dünyanın en iyi meyvesi falan ya
matematik keşif mi, icat mı?
bu aslında “matematiksel bilginin mülkiyeti insan toplumlarında mı, yoksa evrende mi?” sorusuyla iç içe. ki bu yeni soru da buradaki probleme pek yardımcı olmaz, çünkü kültür ve doğa arasında modernlerin varsaydığı kadar sert bi ayrım da yoktur. doğayı el altında tutmak isteyen, kültürü de el altındaki doğa üzerinden yargılamak isteyen ajandaların sonucunda ortaya çıkan bi semptomdan ibarettir bu. bu iki soru hep sorulur, çünkü ister keşfedilmiş bir cevher olsun ister kültürel bir teknoloji olsun, matematiksel bilgi her koşulda kültürü de doğayı da paranteze alabilecek kadar kuşatıcıdır.
bu sorular, bu kuşatıcı kuvvet üzerinde bir vesayet savaşından ibarettir.