ya ben kendimi angaje ettiğim işlerden geri çekildiğimde hasta oluyorum. bildiğin, bir gün matematikle ilgilenmedim bugün darmadağın oldum. alerji, sinüzit ve tükenmişlik bindi üzerime.
bunun stres mekanizmasıyla alakalı olduğunu düşünüyorum. misal matematik hayatımın o kadar kılcallarına işlemiş ki ordan geri çekildiğimde stresi nereye iteceğini bilemiyor bedenim. kendi kendini tüketiyor
stres bedenini yırtıp, hayatının geometrisine göre ondan başka bi şey yapar. o sırada başka hayatların bedenlerine bakar ve stresin varlığını reddedermişçesine o acıya sorumlular ararız. hayata sırtımızı döner, bütün dünyayı bedenimize yapılanı geri ödetme grafiğine dönüştürürüz.
kötüler yok mudur? şüphesiz vardır. ancak kötülüğün ana besin kaynağı stresine sırtını çevirmiş, hayatını bi intikamın aracı haline getirmiş bedenlerdir. onların stresle iletişim kurduklarını düşünmek yaygın kanıdır. aslolan stresimizden iletişim kurabilecekleri bir istisna ayıklamaya çalışmalarıdır. stressiz, geçirgen bedenlere dönüşmeyi arzulamamızdır.
hayatımız, lokmalar halinde bedenlere dönüşür. bunun paydaşıyızdır. hayatımız geçirgen bedenlere bölünür, onlar da ziyafetine devam ederler.
hepinize iyi haftalar dilerim. bu arada, şunun mevsimi gelmiş
ozium, monster magnet
#stonerrock
https://youtu.be/Ov6hFH7sf9k?si=P8rMXvg7GJKeeVcE
dünyanın birbirini gerektirmeyen gerçeklerini koruyan bir doku olarak dil; topluluklar, onun temelindeki isabetlilikleri mitlerle sürdürebildikleri ölçüde, isabetlilik devşirme konusunda güvenilir bir zemin olmuştur.
bugün topluluklar dillerin bu antropolojik kolonlarını sırtlanabilmek konusunda sınıfta kalmış durumdalar.
o yüzden topluluklar ve hareketleri zemininden bi isabetlilik devşirme çabası parazitik durumlarla sonuçlanmaya mahkum.