forum avm’de biri yemek katından aşağıya atlamış, milletin yorumlardaki ilk reaksiyon “niye oraya file çekmediniz?”. dertleri atlayanın hayatı, neyin onu buna ittiği falan olmadığı çok belli, deliler o manzarayla karşılaşacak olan kırılgan psikolojilerini düşünüyorlar. birkaç sene öncesine kadar sık sık giderdim foruma. yıllardır orda file falan yok, kimse de ne düşüyor, ne de atlıyor. bal gibi biliyorlar olayın bunla alakası olmadığını da kültürünün ana kolonu avm olan topluluktan da başka bi reaksiyon nası bekleyecen zaten. hıyarlar
20-30 izlenen yeni kanalları izledikçe youtube bunlardan daha fazla önermeye başlıyor. ben de önerdikçe daha fazlasını izliyorum cmsşödşxl. baya memnunum açıkçası, çünkü o videolarda birçok budanmamış şeyle karşılaşıyo insan. ve sonder hissini de oldukça diri tutuyo. çünkü videoları çeken insanlar “bu ekosistemin yasaları bunlardır” mesajını verecek önlemler almamış oluyorlar kanallarının genel çehresiyle ilgili. bu da biraz ürpertiyo beni açıkçası, çünkü hayatı bi yerlerden taşıp önüme dökülüyor.
insan toplumlarını -türünü değil- acilci ve kıyametçi tepkilerle, uzun vadeli süreçleri etkileyebileceklerine kim inandırdıysa bu canlı türüne inanılmaz bi kazık atmış.
e tamam, “şimdi tepki vermelisin, ‘doğru’ tepki vermelisin; yoksa yandık” baskısıyla motive edilmiş nesiller yetiştirelim. ama bunun faturası sanki hiç kesilmemiş gibi de davranmayın yahu.
o nesiller tarih oluyor; sonra siz o tarihten savaş suçlusuydu, şuydu buydu diye sorumlular ayıklamaya çalışıyorsunuz. doğada hangi sistemi gördünüz ki 10 elma bastık 20 kilo altın verdi. sonra kalabalıklar kandırıldı, yanlış bilinçlendi cart curt.
valla kusura bakmayacaksınız. o sunduğunuz reçeteydi, al bu da faturası.
bugüne kadar elime geçen en stabil elektronik kendisi. ama herhangi bi arızada taharet musluğumla aynı kaderi paylaşacağına eminim.
bugün duvara gömülü taharet musluğu ve apple silikon işlemci benzerliği üzerine düşünüyorum
gördüğüm yerde başını ezmek istediğim bi insan davranışı hatırladım.
bi takım işler farklı gelişmiş, okey. sen kendi kendine “olur öyle” deyip kafaya takmamışsın. karşıdaki lüzumsuzlardan biri bunun çoktan seni sinirlendirmesi, üzmesi, strese sokması gerektiğine karar vermiş ve sanki üfleyince uçarmışsın muamelesiyle sana “boşver, sinirlenme” triplerine giriyo misal.
bu parazitin yaptığı şeyi masum zannedecekler için söyleyim, kendileri dünyanın en leş manipülasyon döngüsündeler.
bu ne biliyo musunuz, bu sizin çoktan “olur öyle” parantezine alıp hayatınıza devam edebiliyor olma ihtimalinizin sırtında yuvalanmaya and içmiş, parazitik bi yaşam formu.
o olay karşısında nası bu kadar çevik davranabildiğiniz gerçeğine katlanamamış, ona beklediği ulufeyi dağıtana kadar, o güne doğru ona güvendiğiniz her ortak deneyiminizi bu kumara ortak edip sırtınızda yaşamaya devam edeceğini size hissettirmek istiyor.
beklenmedik gelişmeleri böyle karşılayabilmenin, kendisi gibi parazitleri hayatından dışlamakla mümkün olacağını kavramaya yetenekli değil.
kötü kurgulanmış hiçbi anlatıya tahammül edemiyorum. yapısı gereği her anlatı bi doğa yasasını ihlal eder ama o ihlalin görmezden gelinmesi kısmını bana bırakıyorsa, -"düşünsene, ne güzel,ilginç,tuhaf olurdu" fikrine yaslanıyorsa- aslında benim doğadaki köklerimi talan ediyor. bu beni ilk başlarda fantastik eserlerden, ardından özensiz bilim-kurgu işlerden soğuttu. artık hardcore bilim-kurgu olmayan bi şeyi izlediğimde öfkeli birisine dönüşüyorum. senin bilinçdışına bakmak zorunda mıydım yani oluyorum.
beğendiği insanlar bi araya gelince iyi bi işin ortaya çıkacağına inanmak diye bi yaşama hali var. alakasız 4 komedyeni yan yana koyup “şu dörtlünün oynadığı film” diyerekten zevke geliyorlar misal. bunun aile içi psikolojiyle alakalı bi sebebi varsa onu bilemem. ne bileyim “ailemiz bi aradayken her şey daha iyi oluyordu” gibisinden bi psikoloji falan. ama daha basit bi sebebi de var gibi geliyo bana. mesela hiçbi şey üretmemiş olmak. bi şeyler üretmeyi “iyi olan her şeyin bi koleksiyonu” gibi görüyo zorunlu olarak.
her durumda beyinde baya parazitik bi tembellik yarattığı kesin. sadece bi şey üretmek açısından değil, birisini beğenmeyi bile düzgün beceremediğini gösteriyor.